Evrende her şeyin
bir başlangıcı ve birde sonu vardır. Başlangıcı
ve sonu olmayan tek varlık yüce Allah'tır.
Dünyanın da bir gün sonu
gelecektir. Dünyanın sonu
gelince yüce Allah'ın emri ile bir büyük melek
olan İsrafil Sûru üfürecektir. Bu üfürüşle
evrenin düzeni bozulacak, yepyeni bir düzen
kurulacak, bütün canlılar
ölecektir. İsrafil'in
Sûr'u ikinci üfürüşü ile bütün canlılar tekrar
dirilecektir. İnsanlar kabirlerinden kalkıp
mahşer yerinde toplanacaktır. Buna "ÖLDÜKTEN
SONRA DİRİLME" denir. İşte bu yeniden diriliş
ile başlayan ve sonsuza kadar sürüp gidecek olan
zamana "AHİRET" denir. Hesap, sual, mîzan,
sırat, cennet, cehennem, rahmet, şefaat, ahiret
gününde, mahşer yerinde karşılaşacağımız
olaylardır. MAHŞER: Ahiret günü
insanların ilk toplantı yeridir. Mahşer yerinde
toplanan insanların bir kısmı iyi işleri
sebebiyle rahat edecek, bir kısmı da dünyadaki
kusurlu davranışları nedeniyle sıkıntı içinde
olacaktır. Mahşer yerinde mü'minler sevinecek,
kafirler içinde bulundukları sıkıntılı durum
sebebiyle "keşke toprak olsaydık"
diyeceklerdir. AMEL DEFTERİ: Mahşer
yerinde toplanan insanlara dünyada iken
yaptıkları iyi-kötü işlerin yazılı olduğu amel
defterleri verilecektir. Bu yazıların ve
defterlerin niteliği bizce bilinmeyen
gerçeklerdir. Bu defterler Cennetlik olanlara
sağ tarafından, cehennemlik olanlara sol
taraflarından
verilecektir. HESAP VE MÎZAN:
İnsanlar mahşer yerinde uzun süre kalacak, kişi
orada ömrünü ne yolda tükettiğinden, vücudunu
nerede yıprattığından, malını nerede kazanıp
nerede harcadığından, bildiği ile nasıl amel
ettiğinden hesaba çekilecektir. Kim zerre kadar
hayır işlemişse onu, kim de zerre kadar kötülük
yapmışsa onu görecektir. İyilikler ve
kötülükler, ilahî adalet ölçüleri ile, amelleri
tartan bir tartı ile tartılacaktır. İyiliği ağır
basanlar kurtulacak, kötülükleri ağır basanlar
perişan
olacaklardır.
SIRAT, CENNET VE CEHENNEM: Sırat,
cehennem üzerine kurulmuş manevi bir köprüdür.
Dünyadaki işleri yüce Allah'ı hoşnut edenler, bu
köprüden kolaylıkla geçecek, cennete
gireceklerdir. Allah'ın hoşnutluğunu
kazanamayanlar cehenneme
düşecektir. Cennet mükafat
yeridir. Cennete giren, orada istediği her türlü
nimet ve lezzete kavuşacaktır. Mü'minler
cennette Allah'a kavuşacak ve sürekli olarak
orada kalacaklardır.
Cehennem ise; azab yeridir. Yüce Allah'ı
tanımayanlar cehennemde sürekli olarak
cezalandırılacaklardır. Günahkar müslümanlar da
günahları oranında cehennemde kaldıktan sonra
cennet nimetlerine
kavuşacaklardır. RAHMET VE ŞEFAAT: Yüce
Allah'ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır. Allah,
ahirette de mü'minlere rahmet edecektir.
Peygamberler, Allah'ın sevgili kulları,
şehitler, alimler ve özellikle bizim
Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V.) insanlara
Allah'ın izin vermesi üzerine şefaat
edeceklerdir. Şefaat haktır. Şefaati kabul
etmeyenler; şefaatten, özellikle Peygamberimizin
şefaatından
yararlanamayacaklardır.